Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Günnar Verdi Veriştirdi!
29 Temmuz 2010 / 17:23
Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Adnan Günnar, trabzonunsesi.com'a çok çarpıcı açıklamalarda bulundu...

AKP İl Başkanı Adnan Günnar, Genel Yayın Yönetmenimiz Sertaç Hellaç'a çok çarpıcı bir röportaj verdi. Muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulunan Günnar, referandum için de önemli açıklamalarda bulundu.

İşte, o röportajın tamamı:

ARTAN OLAYLAR, DIŞ GÜÇLERİN VE ONLARIN İÇ UZANTILARININ OYUNU

Son dönemde artan terör olaylarının referanduma iliştirilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Malumunuz; Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce, Osmanlı döneminde dış güçlerin oyunları mevcuttu, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da bu oyunlar devam ediyor. PKK'dan önce Türkiye'de sağ-sol vardı, daha sonra Alevi-Sünni ayrışması yapılmaya çalışıldı. Şimdi de, 30 yıldır uğraştığımız PKK ile mücadele ediyoruz. Öncesinde Asala vardı. Büyükelçilerimize, Türkiye'deki havalimanlarına saldırılar filan yapıyorlardı. Asala bitirildi, peşine PKK gündeme getirildi ve 30 yıldır mücadele ediliyor. Mücadele tekniklerimizle alakalı tartışmalar yapılıyor, ancak Ak Parti iktidarı döneminde Türkiye hem adalette hem de kalkınmada büyük hamleler yapmışken, ne yazık ki Ak Parti'nin girdiği her seçim öncesi, terör eylemlerinde müthiş bir artış var. Şimdi de, referandum öncesi, terör eylemlerinde müthiş bir artış var. Benim de kanaatim; dış güçlerin ve onların iç uzantılarının bir oyunudur bu. Referandum öncesinde, halkın menfaatine olan, ülkemizin gelişmesi anlamında önemli menfaatler içeren halk oylamasının olumsuz şekilde sonuçlanarak Türkiye'nin geri gitmesine katkıda bulunabilmek için terörist eylemlerin artırıldığını düşünüyorum. Ancak Ak Parti, tüm milletimiz gibi terörizmin karşısındadır ve etkin bir şekilde mücadele etmektedir. Onunla ilgili olarak da son günlerde sınır birliklerin profesyonel bir şekilde çalışabilmesi için Türk askeri bünyesinde gayretler sarf edilmekte ve planlamalar yapılmaktadır.



MHP SAMSUN MİLLETVEKİLİNİ SADEDE DAVET EDİYORUM

MHP Samsun Milletvekili, “Anayasa değişikliği ile PKK'nın siyasallıştırılmasının zemini hazırlandı” dedi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Anayasa değişikliğinin içerisindeki 26 maddeden hiçbir tanesinde ben böyle bir şey görmedim, kendisi gördüyse, falanca madde bu şekilde demektedir desin ve ondan sonra bu şekilde bir ithamda bulunsun. Bu çok ağır bir ithamdır ve bu ithamlarından dolayı da kendisinin bu ifadelerini kabul etmiyorum ve onu sadede davet ediyorum. Yazıktır, günahtır. PKK ve terörizm üzerinden siyaset yapmak MHP'ye yakışmıyor. BDP bir şekilde PKK ile ilişkili. Aynı şekilde MHP de politikalarında maalesef Ak Parti'yi PKK üzerinden vurmaya çalışıyor. Bunların hiçbirisi doğru değildir. Doğru olmadığını da anketler göstermektedir; MHP'nin oy oranı sürekli düşmektedir.

ONLAR RESMEN HAYAL ALEMİNDE GEZİYOR!

Onlar hayal aleminde geziyorlar. Kısacası, bugüne kadar görülmemiş bir şekilde sanal politikalar üretiyorlar. Anayasal değişiklikleri içeren hiçbir eleştirilerine daha henüz rastlamadım. Gazilerimizin ve şehitlerimizin ailelerinin, yakınlarının, pozitif ayrımcılıkla öncelikli hale getirilmesi midir PKK ile birlikte hareket etmek veya PKK'yı siyasallaştırmak? Bütün dünyada AK Parti döneminde hem Birleşmiş Milletler nezdinde, hem Avrupa Birliği nezdinde ve dünyanın gelişmiş ülkelerinde PKK bir terörist örgüt olarak kabul edilmedi mi? Bunu Ak Parti döneminde gerçekleştirmedik mi?



CHP, MHP, BDP VE DİĞER UFAKLIKLAR BİRLİKTE HAREKET ETMİŞLERDİR

AKP'Lİ Hüseyin Çelik, MHP'nin PKK ile aynı safta durduğunu iddia etti. Bunun için neler söyleyeceksiniz?

CHP, MHP, BDP ve diğer ufaklıklar, hepsi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde birlikte hareket etmiştir. BDP ile birlikte hareket edenlerin nasıl algılanması gerektiğini, sayın halkımız takdir edecektir. Biz, BDP ile hareket etmiyoruz, terörizmden nemalanan partiler var. Başta BDP ve sonrasında da MHP. Milliyetçi Hareket Partisi, ne yazık ki; terörizmden ağlayan milletimizin duygularını istismar edecek şekilde, bundan faydalanarak, Türkiye'nin hem hukuki hem de ekonomik açıdan gelişmesi için yapılmış bu anayasa değişikliğine karşı çıkıyor. Neyin üzerinden karşı çıkıyor? PKK üzerinden.

ABDULLAH ÖCALAN İLK KİMİN KUCAĞINA DÜŞTÜ?

Abdullah Öcalan ilk olarak MHP'nin kucağına düşmüştür. Gereği yapılsaydı. İp atmakla olmuyor kardeşim bu işler! Devlet Bahçeli'nin, moratoryumun altındaki imzasını, MHP'li kardeşlerimize hatırlatmak isterim. Avrupa Birliği'ne vermiş olduğu sözü, gene hatırlatmak isterim; Abdullah Öcalan asılmayacaktır diye söz vermişlerdi. Dolayısıyla, PKK ile mücadele 30 yıldır devam etmektedir ve bu Ak Parti ile ilişkilendirilemez. Ak Parti döneminde de PKK aracılığıyla ayrışmaya doğru giden milli birlik ve beraberliğimiz düzeltilmeye çalışılmaktadır ve bunun için de biz, milli birlik ve kardeşlik projesini devreye sokmuşuzdur. Bunun önünde niçin duruluyor. Neden Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da CHP ve MHP yok? Biz birlikte savaşmadık mı? Biz birlikte Çanakkaleleri, Kıbrısları kurtarmadık mı? Aynı yerde şehitlerimiz yatmıyorlar mı? Aynı dine mensup değil miyiz? Aynı bayrağa mensup değil miyiz? Ama Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da Ak Parti varlığını halen devam ettirmekte.



BİR MEŞHUR SÖZ VAR: SÖZ KONUSU VATANSA, GERİSİ TEFERRUATTIR

CHP ve MHP, 12 Eylül öncesinde veya hemen sonrasında Bingöl'de, Muş'ta, Diyarbakır'da vardı. Şimdi neredeler? Ben, açıkçası, Milliyetçi Hareket Partisinin siyasi anlayışını algılamakta, şu anda güçlük çekiyorum. Bir meşhur söz var: Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır. Evet, biz kendilerini vatan için uygun zeminde olmaya davet ediyoruz. Gerisi teferruattır. Yani oy hesabı yaparak, barajın altında kalmama adına teferruatları büyük meseleler gibi yapmayıp, vatan meselesine sahip çıkmalarını istiyoruz. AK Parti, söz konusu vatansa, gerisi teferruattır anlayışla hareket eden bir partidir. Önce vatan demekteyiz. Vatanımızın da sınırları ve bu sınırlar içerisinde yaşayan insanları bellidir. Biz hepimiz kardeşiz, aynı milletiz. Aynı bayrağın çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti Devletini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek için çabalıyoruz.

MHP, KENDİLERİNE KATİL DİYENLERLE BİRLİKTE İKTİDARDAYDI

Bugün dünyanın, kalkınmada en önde gelen Çin'den sonra ikinci ülkesiyiz. 17. büyük ekonomiye sahibiz. Nerelerden nerelere geldi bu ülke. Milli gelir 2 bin 500 dolardan 10 bin dolarların üzerine çıktı. Hepimizin evindeki elektronik eşyaları bir düşünün. Sanayileşmeyi bir görelim. Milliyetçi Hareket Partisi de iktidardaydı… Kiminle birlikte? Kendilerine katil diyenlerle. Ne çabuk unuttular? Şimdi de bu adamlar meseleyi PKK ile terörizmle ilişkilendiriyorlar. Nedir bu ilişkilendirmek ya! Kadınların, çocukların özgürlükleri için gayret etmek, şehit yakınlarının ve gazilerimizin her alanda avantajlı olmalarına 'evet' demek midir PKK ile hareket etmek? Çocuk istismarının önüne geçmek midir PKK ile birlikte hareket etmek? Biz, PKK'yı bitirebilmek, zemini yok edebilmek için gayret ediyoruz.



MUHALEFET NEYE HAYIR DEDİĞİNİ BİLMİYOR

Muhalefet neye hayır dediğini bilmiyor. Seçim atmosferinde olsak, AK Parti'ye hayır dese, amenna. Hangi maddeye hayır deniliyor? Bu 26 maddeden 1 tanesine hayır desin! Mecliste oy kullanmayıp şimdi millete nasıl 'hayır' diye oy ver derler! Millet sizi, mecliste oy veresiniz diye seçmedi mi? Ama heyhat! Çok üzgünüm; CHP ve MHP ile BDP birlikte hareket ediyorlar. Ben bunu halkımızın takdirine sunuyorum.

ÜLKÜCÜ KARDEŞLERİMİZ DE BİZİM GİBİ DÜŞÜNÜYOR

Milliyetçi Hareket Partisi'ne gönül vermiş ülkücüler, vatanperver milliyetçiler, muhafazakar milletçi kardeşlerimiz; ne yazık ki, parti üst yönetiminin görüşlerinde değiller. Parti üst yönetiminin, MHP'nin tabanının görüşlerini dile getirmelerini beklemekteyiz. Bugün, hem kamuoyu araştırmaları, hem de bizim yapmış olduğumuz incelemeler, Milliyetçi Hareket Partili kardeşlerimizin anayasal değişiklik hususunda Ak Parti gibi düşündüklerini bize göstermiştir. Milliyetçi veya ülkücü kardeşlerimizin bu referandumda 'evet' oyun vereceklerine inanıyoruz.

CHP VE MHP DARBECİLERİN YANINDADIR DESEK YANLIŞ MI YAPARIZ?

Ak Parti'nin, anketlere göre oy oranı yüzde 46. Ama biz, referandumdan, yüzde 60'ların üzerinde oy bekliyoruz. Kim verecek bu oyları? MHP'liler verecek, Saadet Partililer verecek, CHP'lilerden verecek olanlar var. BDP'ye dahi oy verip, bu referandumda evet oyu kullanacak olanlar var. Bu oylama, tamamen halkımızın menfaatleri için yapılacak oylamadır. Yoksa bu bir seçim değil. İsminden belli, halk oylaması. Neyin halk oylaması? Anayasadaki değişikliklerin. Neye karşı? Darbeye karşı. Kim yaptı darbeyi? Askeriye. Ne dedi ordu? “Ordu yönetime el koymuştur.” Ne yaptı bu ordu? O zamanın CHP Genel Başkanı rahmetli Bülent Ecevit'i, o zamanın MHP Genel Başkanı rahmetli Alparslan Türkeş'i, o zamanın Başbakan'ı ve Adalet Partisi Genel Başkan'ı Süleyman Demirel'i, toplayıp Zincirbozan'da eşleriyle birlikte içeri atmadı mı? Biraz sağdan biraz soldan adam asalım demedi mi? İdam cezası verilmemesi gereken ve hatta verilmişken temyiz hakkı dahi kendilerine verilmeyen gencecik, vatanı için koşuşturan çocukları asmadılar mı? Bu darbeler Adnan Menderesleri asmadılar mı? 12 Eylül anayasasını kim yaptı da kimi savunuyor MHP ve CHP? Öyleyse biz çıkıp meydanlara, CHP ve MHP darbecilerin yanındadır, darbecilerin isteklerini yerine getiriyor desek yanlış mı yaparız? Buna hangi sosyal demokrat ya da hangi ülkücü evet der?



TELEKOM ZAMANINDA VERİLSE TÜRKİYE UÇARDI!

Şahsen halk oylamasından ümitliyim. Neticede milletimizin vereceği bir karardır. Bu karar evet de çıksa hayır da çıksa takdir milletindir der, saygı duyarız. Ancak milletimizi de bu noktada uyanık olmaya, etki altında kalmamaya davet etme sorumluluğum vardır. Çünkü bizler halk adına siyaset yapıyoruz. AK Parti de halkın ihtiyaçları doğrultusunda bu anayasa değişikliğini yapmıştır. Bu anayasa değişikliği, sadece birkaç maddenin değiştirilmesinden ibaret değildir. Bu anayasa değişikliği, ekonomik açıdan da Türkiye'nin önünü açan değişiklikleri içermektedir. Hukuki açıdan da bir sürü problemi ortadan kaldıracağı gibi, birçok pozitif yönde ilerlemeler yapabileceği gibi, en önemlisi de ekonomik açıdan ilerlemeyi sağlayacaktır. Nasıl mı? Telekom özelleştirilmesi ilk kez gündeme getirildiğinde 25 milyar dolara alıcısı vardı. 25 milyar dolara Türkiye uçardı, borçları siliniyordu o dönem için. Ancak mahkemelere verildi ve mahkemenin yerindelik kararına uymuyor ifadesinden dolayı, kamu yararına uygun değildir gibi hukuka aykırı, tamamen mahkemelerdekilerin bireysel kanaatlerine göre vermiş oldukları bu karardan dolayı o özelleştirme yıllarca geciktirildi ve çok daha düşük fiyatlara verildi. Türkiye'nin önündeki bir sürü engel bununla birlikte kalkacak.

SİZİN ARACILIĞINIZLA VATANDAŞLARIMIZA SORUYORUM

Sizin aracılığınızla sayın vatandaşlarımıza soruyorum: Bir iş adamı olduğunuzu düşünün. Siz iş adamı olarak Türkmenistan'da yatırım yapmak ister misiniz? Hayır. Niye? Çünkü olaylar var, hukuk katledilmiş. Veya Irak'ta yatırım yapmak isteyen işadamlarımız endişe etmiyorlar mı? Ama şimdi yasalarımızın dünya standartlarına getirilmesiyle birlikte Türkiye'ye ekonomik girdi de sağlanacak ve Türkiye ekonomik anlamda da refaha kavuşacaktır. Bu, bizim milli gelirimizi de yükseltecektir.



ANAYASADAKİ DEĞİŞİKLİKLERİN KİME NE ZARARI VAR?

Burada en önemlisi yargıdaki değişikliklerdir. Niye? Anayasa Mahkemesi üyelerinin sayısı yükseltiliyor. Seçimi daha demokratik bir havaya kavuşturuluyor. HSYK, yine aynı şekilde hakimlerin ve savcıların da oy verip kendilerinin seçebileceği kişilerden oluşacak. Adalet Bakanı ve Müsteşarının HSYK üzerindeki etkinliği ortadan kalkacak. HSYK'da kurulacak alt birimlerle birlikte işler daha kolay yürüyecek. HSYK'nın tamamen kendine özgü ve özgür bir yapısı olacak. Daha neler var neler. Bunların dışında Yüksek Askeri Şura kararlarına itiraz yok. Bu da çok önemli. Bir Subay, bir General, YAŞ kararlarından dolayı askerlikten men ediliyor, ayrıca kamuda çalışması da engelleniyor. Bu karar doğru da yanlış da olabilir ancak itiraz müessesesinin çalışması lazım. Şimdi yeni anayasa değişiklik paketinde bunlar var. Öyleyse, denetlenmenin, itiraz müessesesinin çalışmasının kime ne zararı olabilir? Bir devlet memuru bir uyarı cezası alıyor; netice itibariyle onuruyla alakalı bir cezadır bu. Uyarı cezasına, kınama cezasına itiraz hakkı yoktu. Şimdi var. Hatta ve hatta Anayasa Mahkemesi'ne halkımıza da müracaat etme hakkı verilmiştir. Kötü mü? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidiyor vatandaşlarımız ve Türkiye milyonlarca euro para ödüyor. Türkiye'de itiraz müessesesi olsa, vatandaşlarımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müracaat etmek zorunda bırakılmasa da meseleler Türkiye'de çözülse, bunun bir sakıncası olur mu? Anayasa Mahkemesi üyeleri ve HSYK üyelerinin belirlenmesinde hükümetin etkisi ortadan kalkıyor. Eskiden Adalet Bakanı olmadığında ve Müsteşar katılmadığında HSYK toplantı yapamıyordu. Ama şimdi yapacak. Bunun ne sakıncası var?

CHP İLE MHP NE İSTİYOR? NE İSTİYORLAR ALLAH AŞKINA!

12 Eylül zeminini oluşturan anlayış bu darbeyi gerçekleştirmiştir ve bu darbe ile birlikte bu ülke halkını, devletin bireyi olarak görmüş, devlet sürekli olarak baskıcı anlayışıyla birlikte halkından kopmuş bir vaziyete sürüklenmiştir. Bunların düzeltilmesi gerekmektedir. Üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçmeye evet diyoruz. Gücün kanunundan, kanunun gücüne geçişe evet diyoruz. 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasına izin vermeye de evet diyoruz. Ne istiyor MHP ile CHP ya? Ne istiyorlar ya? Yargılanmasınlar mı istiyorlar? O 12 Eylül darbecileri MHP ve CHP'yi tutuklamaktan başka seçimlere sokmadılar mı? Turgut Özal, zorla, uğraşarak referanduma götürdü. Neticede bunlara siyasi yasak getirmedi mi? Bunlar neye hayır diyorlar ya? Anlamıyorum, anlayamıyorum. Nasıl bir siyasi anlayıştır bu? Bu millet bunları unutur biz şimdi bugün böyle yapalım diye düşünüyorlarsa, bu millet bunları unutmaz, bilsinler.

HALKIMIZDAN, CHP VE MHP'YE BİR SORU SORMALARINI İSTİYORUM

Bu millet kendine yapılanları hiç unutmaz. Bu millet çok partili siyasi hayata geçişten beri daima gerçeği görmüş ve yüksek oy oranıyla da halkın yanında olanları iktidara getirmiştir. AK Parti'yi de 4 seçimde de görülmemiş bir şekilde oy oranını yükselterek iktidara taşımıştır. Onu taşımaya devam edecektir ancak anayasa değişiklik paketine hayır diyeceklerse de ben kendilerinden bir şey istiyorum; hangi maddeye hayır vereceğiz diye kendilerini bir sorgulasınlar. 5 dakikalarını alır. Sorsunlar. Bizim parti teşkilatımıza her gün yüzlerce insan geliyor. MHP'nin ve CHP'nin teşkilatlarına gidip sorsunlar; “Siz bizim adımıza siyaset yapıyorsunuz. Niçin hayır vermemizi istiyorsunuz? Hangi maddede bir aksaklık var? Bize bir izah eder misiniz?” Bu soruyu halkımızın MHP ve CHP'ye sormasını istiyorum. BDP'yi zaten önemsemiyorum. Çünkü BDP'nin ne yaptığı belli.

AK PARTİ TRABZON'U ES GEÇTİ DİYENLER DOKTORA GÖZÜKSÜN!

AKP'nin 8 yıllık iktidarlığı boyunca Trabzon'u es geçtiği yönünde eleştiriler var. Bu eleştirileri nasıl karşılıyorsunuz?

Yani, bu kişilerin göz doktoruna bir gözükmelerini istiyorum. Ayrıcı kulak burun boğaza da gitmeleri lazım; hadi görmeyenler en azından işitebilirler ama bunu iddia edenler işitmiyorlar da! Ayrıca nöroloji uzmanına da gitmelerini öneriyorum; çünkü algılama yeteneklerini kontrol ettirmeleri lazım. Bu adamlar yürüdükleri yoldan, gittikleri hastaneden, bindikleri uçaktan haberdar değiller mi? Çocuklarını vermiş oldukları okuldan haberdar değiller mi? Evlerine giden bilgisayardan, çocuklarının okullarında internet üzerinden almış oldukları eğitimden haberdar değiller mi? Yeni açılmış, modernize edilmiş, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı tüm okulların gelişiminden haberdar değiller mi? Trabzon'da yapılmış sportif tesislerden haberdar değiller mi? Hemen hemen her ilçemizde bir spor salonu açılmıştır. Üstü açılıp kapanan yüzme havuzu şimdi hizmete açılacak. Hemen arkasından olimpiyatlar için yine 7 bin 500 kişilik kapalı spor salonu açılacak. Trabzon'da 5 yıldızlı oteller, alışveriş merkezleri… El insaf!

TRABZON HALKI, YALANCI SİYASETÇİLERE PRİM VERMEZ

Eskiden Avni Aker stadyumunda betonun üzerinde oturuyordu bu adamlar. Şimdi, koltuklarda oturuyorlar. Hangi parti döneminde yapıldı bunlar? Kardeşim 40 bin kişilik stadyumu hayal diye mi görüyorlar? Ne diyor bunlar! Akyazı'da yapılacak olan stat çalışmaları başlamış, şimdi dolgu ihalesi başlıyor. Buna da hayal diyenler var. Zağnos Vadisi, Tabakhane ve Ayasofya'daki değişimleri de mi görmüyorlar? Sahildeki düzenlemeyi, trafikteki değişimleri görmüyorlar mı? Meydan parkında korna seslerinden oturamıyordu insanlar, şimdi bomboş duruyor oralar. Nasıl oldu bunlar? Daha sayayım mı? Eğer Ak Parti döneminde hiçbir hizmet yapılmadı deniliyorsa, Türkiye ve Trabzon halkının, yalancı ve iftiracı siyasetçiye prim vermeyeceği açık ve aşikardır.

PLAJ MI İSTİYORUZ YOKSA STAT MI? İSTESİNLEK, PLAJ DA YAPARIZ

Akyazı şu anda halk tarafından plaj olarak kullanıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Orada kaç kişi yüzüyor şu anda? Varsayalım ki 100. Hemen o stadyumun önünde, gene doğal bir plaj oluşacaktır. Onun dışında, her gün 100 kişiden daha fazlası, kapalı yüzme havuzunda gidip rahat rahat yüzecektir. Sakıncası var mı? Plaj mı istiyoruz yoksa stat mı? 40 bin kişilik stadyum mu, yoksa plaj mı? Biz plaj da yaparız kardeşim. Bu memlekette bu işleri yapan Ak Parti, bu milletin plajını da yapar. Kimse merak etmesin.



BANA İFTİRA ATILIYOR AMA MİLLETİN KALEMİYLE UĞRAŞACAK DEĞİLİM

Kimseye kırgınlığınız var mı?

Hayır. Hem Ak Partili arkadaşlarım hem de diğer partili arkadaşlarımız, duydukları memnuniyeti sürekli dile getiriyorlar. Tebrik ediyorlar. Ben millete hizmet etme noktasında, yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla birlikte gece gündüz çalışıyoruz. Parti içerisinde de birlik ve beraberlik içerisinde hareket ediyoruz. Fakat yalan yanlış, iftira ve hakaret içeren bir takım ifadelerle de basında karşılaşıyorum. Ben en başta göreve geldiğimde de söylemiştim. Ben bunları önemseyen biri değilim. Milletin kalemiyle de uğraşacak halim yok. Bir rahatsızlığımız söz konusu değildir. Eleştirilere açığız fakat doğru eleştirilerin yapılmasını istiyoruz. Biz, insanı severiz, yaratandan ötürü.



FINDIKTA SORUN, FİSKOBİRLİK'İN KÖTÜ YÖNETİMİNDEN KAYNAKLANDI

Fındığın serbest piyasaya bırakılması, üreticiye kâr mı sağlar, zarar mı?

Tabii ki kâr getirecektir. Üretici kendi fındığını kendisi bir şekilde pazarlayacaktır. Neticede bununla ilgili açıklamalar ortadadır. Fiskobirlik'in kötü yönetiminden kaynaklanan bir takım problemler vardı. AK Parti iktidarı, bu problemlerin altında vatandaşlarımız ezilmesin diye uzun dönem uğraşmıştır, olaya dahil olmuştur. Fiskobirlik'e yardım etmiş, borçlarını da silmiştir. Arkasından hiç uygun olmamasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi'ni devreye sokmuştur. Geçen yıl da hükümet gene fındık fiyatını belirlememiştir, bu yıl da belirlemeyecektir. Bu serbest piyasadır. Neticede mal vatandaşındır. Bu daha güzel bir sistemdir ve vatandaşımız bundan memnuniyet ifade etmiştir. Sakıncası da yoktur.

TRABZON'DAKİ EN ÖNEMLİ SORUN ÇARPIK YAPILAŞMADIR

Size göre Trabzon'daki en önemli sorun nedir? Bu konudaki çalışmalarınızı öğrenebilir miyim?

Trabzon'un en önemli sorunu bana göre çarpık yapılaşmadır. Bunun Trabzon'a yakışır şekilde düzenlenmesi gerekir. Bununla ilgili olarak da mücadele devam ediyor. Trabzon Belediye Başkanımız Sayın Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu çok ciddi ve gayretli çalışmalarla uğraşmaktadır. Çömlekçi, Meydan kentsel dönüşüm projesini tamamlamışlardır. Toki ile görüşmelerini halletmiş, yatırımcı arama aşamasındadırlar. Bunun dışında Trabzon sanayi kenti değil, turizmle kalkınacaktır. Küçük ve orta ölçekli sanayi işletmeleri elbetteki Trabzon'da olacaktır. Onlar için de desteklemeler hükümetimiz tarafından yapılmaktadır. Organize Sanayi siteleri birer birer açılmaya devam etmektedir. Ancak Trabzon'un geleceği, turizm, eğitim ve sağlıktadır. Trabzon AK Parti iktidarında bir sağlık merkezi haline gelmiştir. Trabzon Ak Parti iktidarında eğitim merkezi haline gelmiştir. Bunun dışında Trabzon, turizm merkezi haline de geliyor. Ayasofya ve Sümela'daki çalışmalar bunun bir göstergesidir. Şimdi bütün Maçka ve Trabzon halkı Sümela'da yapılacak ayini sabırsızlıkla beklemektedir. Neticede her yıl 10 binlerce turistin akın akın geleceği bir şehir olacaktır burası. Bunun da ekonomik katkıları olacaktır. Turizm yayla planı yine önemli gördüğümüz çalışmalardandır. Yaylaların güzelleştirilmesi, bozulmaması için çalışmalarımız devam ediyor. Bunun dışında, benim çok çok önemsediğim, hükümetin de önemsediği Çakırgöl projesi var. Şu anda girişimciler, aman biz yapalım diye resmen müraacat ediyorlar. Bir Erzurum'u düşünün; Palandöken ile nasıl bir aşama kaydetti.



5 CENT'E MUHTACIZ DİYORLAR, HİÇBİR ŞEY ÜRETMİYORLAR!

Trabzon, sporda da merkez haline gelmiştir. Türkiye'de ilk defa Avrupa Gençlik Olimpiyatları, Olimpiyat adı altında düzenlenecek ve buna da Trabzon layık görülmüştür. Başta Sayın Başbakanımız ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanımıza şükran borçluyuz. Köydes, Beldes projelerine yapılan yatırımlar ortadadır. Şimdi sizin aracılığınızla da bu müjdeyi vereyim: 23 milyon lira, yeniden Trabzon'a Köydes için gelmektedir. Bunlar hep Ak Parti döneminde oluyor. 5 Cent'e muhtacız diyen bir zihniyet, hiçbir çözüm üretmiyor, sürekli, yanlış ifadelerle eleştirmeye devam ediyorlar. Biz daha yapıcı bir muhalefet bekliyoruz ancak ne yazık ki Türkiye'de böyle bir durum söz konusu değil. O muhalefete oy veren insanlar da yavaş yavaş oradan kopup, yüzde 50'lere yükselen Ak Parti'ye teveccüh gösteriyorlar.

*Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Kaynak:


yorum.
Haldun TUNCAY
Sayın akp il başkanı sanırım Trabzon'da değilde uzayda yaşıyor.8 yıllık akp iktidarı döneminde Trabzon'da yapılan yatırımları bir sıralasa ya.hariçten gazel okumayı ve takiyeyi iyi bilirler. yatırımmış hepsi yalan istihtammı yarattınızReferandumda gereken cevabı alacaksınız inanın buna.
07 Ağustos 2010 Cumartesi 18:13
İCRAAT
SEZGİN MOLLAVESİOĞLU
SAYIN BAŞKAN LÜTFEN TRİBÜNLERE OYNAMAYI BIRAKINDA İCRAAT YAPIN, BİZ BU LAFLARI HER İKTİDAR DÖNEMİNDE ÇOK DİNLEDİK.... SİZİN CEBİNİZ NE KADAR TOKSA BİZİM KARNIMIZ O KADAR AÇ
30 Temmuz 2010 Cuma 08:58
lütfen
kenan özkan
sayın günnar siz seçimle gelen bir başkanın yerine atama ile oturdunuz.yani darbe yaptınız.şimdi darbeye karşı çıkıyorsunuz.sizce o koltukta oturmanız ne kadar etik?
30 Temmuz 2010 Cuma 05:14
laf değil akyazı stat ını istiyoruz
bülent
ya bu statı yapın,yada bırakın sayın özak bu statın yapılmamasında önderdir,laf değil icraat
29 Temmuz 2010 Perşembe 21:41
ne zaman
ahmet
sayın başkan; ben işçiyim anap geldi zengin kalkındı ap geldi zengin kalkındı akp geldi yine zengin kalkındı ben hala sömürülen işçiyin sen neyi anlatıyorsun, hangi işçi memur kalkınmış. adalat gelmiş kalkınma gelmiş ne zaman gelmiş ben göremedim de
29 Temmuz 2010 Perşembe 17:54






ANKET
12 Eylül 2010 Anayasa Değişikliği Referandumunda Oyunuz Nasıl Olacak?
GAZETE BAŞLIKLARI
FOTO GALERİLER
VİDEO GALERİLER