• BIST 82.820
  • Altın 593,74
  • Dolar 2,1195
  • Euro 2,8575
  • Trabzon : 26 °C
  • Rize : 27 °C
  • Samsun : 27 °C

Aşırı Terleme ve Yüz Kızarması

Aşırı Terleme ve Yüz Kızarması
Reçete'nin bu haftaki konuğu konuğu KTÜ Göğüs Cerrahi Uzamanı Doç.Dr.Celal Tekinbaş

AŞIRI TERLEME VE YÜZ KIZARMASI

El Terlemesi Cerrahi Tedavisi Nasıl Yapılır?
Terrleme miktarı hafif nemlilikten, su damlamasına kadar olabilir.
El sıkma esnasında ıslak bir elle karşılaşmak; insanların çoğunda hoşa gitmeyen bir duygu yaratır ve birden elini çekme isteği oluşturur.El terlemesi olanlar birinin elini tutarken veya tokalaşırken karşıdaki insanda oluşan bu irkilme hissini fark ederler ve el sıkmaktan kaçınırlar.Utanma ve fiziksel temastan kaçınma, içine kapanmaya neden olur ve iş hayatında sıkıntıya girerler.Ellerle yapılan işlerde başarısız olurlar. Kaydığı için alet ve nesneleri tutamazlar.Bilgisayar ve daktilo kullanmakta sıkıntı yaşarlar.Düğmelere basmaktan çekinirler. Kalemle yazı yazmak eziyete dönüşebilir.
Terleyen eller kağıt, belgelerdeki mürekkebi dağıtabilir.Müzik enstrümanlarını kullanmakta zorlanırlar.Elektronik ekipman tutmak istemezler, hatta elektrik şoku riskini arttırabilir.

Ayak terlemesi Nedir?
Devamlı ıslak çoraplar ile yaşamak zorunda kalırlar.Çoraplarını günde birkaç defa değiştirmek ihtiyacı doğabilir.
Terdeki tuzun geçmesi sonucu ayakkabılarda beyaz lekeler oluşur.Açık ayakkabı veya terlik giyemezler.Açık ayakkabılar ile çıplak ayaklarda veya çoraplarda çevredeki tozların yapışması sonucu çamur şeklinde görünüm ortaya çıkar.Terlikler çıplak ayakla giyilirse ıslaklık nedeniyle devamlı kayar.

Koltuk altı terlemesi Nedir?
Elbiseler giyildikten kısa bir süre sonra koltuk altlarında ıslaklık oluşur.Islaklık belirtileri koltuk altından bele kadar uzanabilir. Göze hoş gelmeyen bu çirkin görüntü birçok dezavantajlara neden olur.Giysilerin lekeli olması nedeniyle utanma içine kapanmaya yol açar. İş hayatı ve sosyal statüde kısıtlanmalar ortaya çıkabilir.
Aşırı yüz terlemesi ve ani yüz kızarması nedir?

Yüzde aşırı terleme sıklıkla baş ve boyun bölgesini de içine alır. Cilt genellikle yağlı bir görünümdedir.Aşırı yüz terlemesi çalışma veya önemli aktiviteler esnasında ortaya çıkabilir.Diğer insanlarla temas anında görülebilir.

Sosyal hayatı ve iş hayatını önemli derecede etkileyebilir.Ani yüz kızarması (eritrofobi, facial blushing) insanlarla konuşurken, arkadaşlarıyla karşılaştığında, alışverişte, yemekte ortaya çıkabilir. Yüz aniden koyu kırmızı renge döner. Kızarıklık uzun süre devam edebilir. Yüzün sıcaklığı da artmıştır.Bu durum karşıdaki kişilerde kuşku ve yanlış anlaşılmaya neden olabilir. Bu durum bir hastalık belirtisi veya sosyal sıkıntı sanılabilir.

Yaygın aşırı terlemeye neden olan hastalıklar Nelerdir?
İlaçlar/Toksinler (alkolizm, madde kullanımı)

1. Kalp ve akciğer hastalıkları (kalp yetmezliği, şok, solunum yetmezliği)
2. Nörolojik hastalıklar (Parkinson hastalığı, omurilik yaralanması, inme)
3. Endokrin bozukluklar (hipertiroidizm, diabetes mellitus, obezite, feokromositoma, karsinoid, akromegali, gebelik, menopoz)
4. Enfeksiyon hastalıkları (tüberküloz, akut ve kronik enfeksiyonlar)
5. Bazı kanserler (Hodgkin hastalığı, kemik iliği bozuklukları)
6. Şiddetli psikiyatrik hastalıklar

Bölgesel aşırı terlemeler nasıl olur?
Genellikle çocukluk ve ergenlik (10-20'li yaşlar) döneminde başlar.Geçici bir durum değildir ve hayat boyu sürer. Bazen aralıklı veya devamlı olabilir. Her cinsiyet, ırk ve yaş grubunda görülebilir. Genellikle sıcak mevsimlerde daha fazla, kışın daha az olur.Sinirlenme, kaygı, stres ve heyecan terlemeyi artırır.

KOLTUK ALTI CERRAHİSİ NASIL YAPILIR?
Koltuk altı aşırı terlemelerinde açıklanan yöntemler dışında koltuk altı ter bezlerinin bölgesel cerrahi yöntemlerle çıkarılması tedavi sağlayabilir.
Bu yöntemler arasında liposakşın gibi deri altı dokusunun boşaltılması, deri altı dokusunun küretle veya lazerle kazınması, terleyen bölge deri ve deri altı dokusunun kesilip çıkarılmasından sonra plastik onarım sayılabilir.
Bu yöntemlerin %10-20 tekrar etme riskleri vardır.
Terleme 4-6 haftada kesilebilir, ancak kalan ter bezlerinin tekrar fonksiyona başlaması ve tahrip edilen sinirlerin yeniden oluşmasına bağlı olarak 3-6 ay sonra terleme geriye dönebilir.
Hastaların çoğunda kalıcı iyileşme, bazılarında tam şifa sağlayan yöntemlerdir.

LOMBER SEMPATEKTOMİ CERRAHİSİ NEDİR?
1. Ayak terlemelerinde kalıcı çözüm sağlayan cerrahi bir yöntemdir.
2. Genel anestezi ile uygulanır.
3. Göbeğin iki yanında 7-8 cm uzunluğunda kesiden (veya laparoskopik yöntemle) bel bölgesindeki (lomber) sempatik sinirlere ETS benzeri bir operasyon yapılır.
4. Ameliyat süresi bir saatin altındadır.
5. Hasta 7-10 gün içinde işine dönebilir.
Uygulanamadığı Durumlar Nelerdir?
1. Genel anestezi uygulanması riskli hastalarda,
2. Ağır kalp-akciğer hastalığı olanlarda,
3. Plevra (akciğer zarı) hastalığı olanlarda
4. Akciğer ameliyatı geçirenlerde
5. Tedavi edilemeyen tiroid hastalığı olanlarda ETS tedavisi yapılamaz.
Başarı Oranları nedir?
1. El terlemelerinde başarı oranı %98-99'dur.
2. Koltuk altı ve yüz terlemelerinde %90 civarındadır.
3. Ani yüz kızarmasında buna yakındır.
4. Bunlarla birlikte olan ayak terlemelerinde hastaların %50-60'ında ayak terlemesi geçebilir veya azalabilir.
Göğüs duvarı bozuklukları Nelerdir?
Göğüs duvarında en dikkati çeken şekil bozuklukları göğsün ön tarafında yer alan sternum(İman tahtası) ve kaburgaların öndeki kıkrdak kısımlarının içe veya dışa doğru eğilip oluşturdukları Kunduracı Göğsü(Pektus ekskavatum) ve Güvercin Göğsüdür(Pektus karinatum)

Kunduracı Göğsü Nedir?
Sternum(iman tahtası) ve kaburga kıkırdaklarının içe doğru çukurlaşması sonucunda oluşur. Her 300-400 canlı doğumunda bir görülmektedir.Ailesinde kunduracı göğsü olanlarda görülme oranı daha yüksektir. Genellikle yaşamın ilk yılında dikkati çeksede başlangıçta tedavi gerektirmeyecek kadar belirsizdir. Çocuk büyüdükçe bazen gerilese de çoğunlukla ilerler ve cerrahi tedavi gerekebilir.

Güvercin Göğsü Nedir?
Sternum(iman tahtası) ve kaburga kıkırdaklarının öne doğru aşırı çıkıklığıdır. Kaburgaların kıkırdak bölümünün fazla büyümesi ve iman tahtasının öne yer değiştirip ileriye kalkması ile karakterizedir. Ailesinde benzer hastalık öyküsü olanlarda daha sık görülür. Doğumda hafif belli olmakla beraber erken çocukluk ve ergenlik çağında göğüsteki bozukluk ilerler. Fiziksel şikayetlere kunduracı göğsü kadar yol açmaz. Psikolojik ve kozmetik şikayetler daha ön plandadır.Tedavisi cerrahidir.

AKCİĞER KANSERİ NEDİR VE KİMLER RİSK ALTINDADIR?

Akciğer kanseri akciğer ve akciğeri çevreleyen dokulardan gelişen tümöral yapıdır.
Temel olarak iki grupta sınıflandırılır.
• Küçük hücreli akciğer kanseri.
• Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (tüm vakaların % 80'ni ni oluşturur.)
• Sigara içicileri: Sigara dumanı akciğerin normal kendini temizleme işini hasara uğratır ve sigara dumanındaki kanser oluşturucu ajanlar normal akciğer hücrelerini etkileyerek kanser oluşumunu başlatırlar.
• Pasif İçiciler
• Aktif içicilerle aynı riski taşımaktadırlar.
• Rodon gazına maruz kalma
• Asbeste maruz kalma
• 1970' den beri gemi imalatı ve bina yapımında kullanılan materyal olup asbest fiberleri solunum yolu ile ile alındığında tehlike oluştururlar.
• Diğer Kimyasal Ajanlara Maruz Kalma
• Bunlar arasında Arsenik, Vinil klorid, Nikel, Klormetileter ve Mustard gazı (hardal gazı) sayılabilir.
• Fakir Bir Diyetle Beslenme
• Diyetin sebzeden ve meyve den fakir fakat yağdan (doymuş yağdan zengin hayvansal orjinli yağlar gibi) ve alkolden zengin olması.

AKCİĞER KANSERİ NASIL ÖNLENEBİLİR ?
Basit ama en önemli basamak hiç bir zaman sigara içmemek veya içiyorsanız hemen bırakmanızdır. Akciğer kanser vakalarının % 90' sebebi sigara içimidir. Sigara kullanan bir kişi sigarayı bıraktığında 10 yıl sonra ancak hiç içmemiş kişilerin konumuna gelebilir.

AKCİĞER KANSER RİSKİNİ AZALTAN BEŞ BASAMAK

1. BASAMAK: SİGARA İÇMEYİN VEYA HİÇ BİR TÜTÜNÜ KULLANMAYIN.
Şayet sigara içiyorsanız hemen bırakın içmiyorsanız sigara dumanından uzak durun.

2. BASAMAK: BOL MİKTARDA MEYVE SEBZE TÜKETİN
En azında günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketin.

3. BASAMAK: DÜŞÜK YAĞLI YİYECEKLERİ SEÇİN
Yiyecek ve içeceklerde düşük yağ oranı taşıyanları seçin, kırmızı et ve et ürünlerini kesin,daha az kek,bisküi, pasta tüketin.

4.BASAMAK: FİZİKSEL OLARAK AKTİF OLUN
Sağlıklı bir yaşam için aktif olmak akciğer kanser riskini azaltır Önerilen haftada bir kez mutlaka egzersiz yapın.

5.BASAMAK: ALKOL KULLANIMINI AZALTIN.
Erkekler günde iki, bayanlar günde birden daha az alkollü içecek tüketin. Yüksek oranda alkollü içecek tüketimi beraberinde sigara tüketimini de artırmaktadır.

AKCİĞER KANSERİNİN TARANMASI NASIL YAPILIR?
Akciğer kanserinin erken safhaların da çok az bulgu vardır. Pek çok bulgu hastalığın ileri döneminde ortaya çıkar.
Genel belirtiler Nelerdir?
• Öksürüğün yoğun ve inatçı olması
• İnatçı göğüs, omuz ve sırt ağrısı
• Balgamın miktar olarak artışı ve renginin değişmesi
• Balgamda kan bulunması
• İnatçı ses kısıklığı
• Sigara İçmeyenler ve içenlerde iki hafta dan daha uzun süre öksürük
• Tekrarlayan Pnömoni ve bronşit atakları
Diğer belirtiler Nelerdir?
• Halsizlik
• İştah kaybı
• Baş ağrısı kemik ağrısı
• Kazaya bağlı olmayan kemik kırıkları.
• Açıklanamayan kilo kaybı
• Düzgün yürüyememe zaman zaman oluşan hafıza kaybı.
• Boyun ve yüzde dolgunluk.

AKCİĞER KANSERİNİN TANISI NASIL KONUR?
Fiziksel muayeneden sonra doktorunuz sizde birtakım tetkikler isteyecektir. Bunlar;
• Kan testleri: Genel sağlık durumunuzu kontrol etmek için.
• Balgam örneği: Balgamda bulunabilecek kanser hücrelerinin tespiti için.
• Akciğer filmi ve tomografi: Akciğer de normalin dışında olan bulguların tespitinde;
• Bronkoskopi: Ağın veya burunda girilerek bronş içinde tümöral yapıların saptanmasında ve gerektiğinde buralarda biyopsi almada.
• Biyopsi: Akciğer dokusunda analiz için parça alınması.
• Mediastinoskopi: Göğüs duvarı içinde ve akciğerlerin dışındaki lenf nodlarında cerrahi bir girişimle örnek alınması.

AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
Akciğer kanseri tanı konduktan sonra tedavi için birtakım seçenekler mevcuttur. Buna karar verebilmek için hastalığın yaygınlığının araştırılmasına evreleme denilmektedir.

Evreleme de kullanılan bazı testler:
• BT: Bilgisayarlı tomografi
• MRI: Manyetik rezonans görüntüleme.
• PET: Pozitron Emisyon Tomografisi.
Akciğer kanserinin üç temel tedavi şekli bulunmaktadır.
• Cerrahi: Erken evrede hastalıksız yaşam sağlayabilen tedavi şekli.
• Radyoterapi: Bazen cerrahi öncesinde de kullanılabilen ve özel X ışınları ile tümör hücrelerinin yok edilmesidir.
• Kemoterapi: Kanser hücrelerini öldüren ilaçların kullanılması ile yapılan tedavi.

Plörezi (Akciğer zarında sıvı birikmesi) Nedir?
Biri akciğerin dış yüzünü diğeri ise göğüs duvarının iç yüzünü saran 2 akciğer zarı (plevra) arasında kalan potansiyel boşlukta sıvı birikmesi olarak tanımlanan plörezi, birçok akciğer ve akciğer dışı hastalığa bağlı olarak ortaya çıkar. Normalde bu 2 plevra yaprağı arasında kayganlığı sağlayacak çok küçük miktarda sıvı mevcuttur. Bu sıvı akciğerin dış zarından salınır ve esas olarak akciğerin dış yüzünü örten iç zardan geri emilir.

Plörezinin belirti ve bulguları nelerdir?
Plöreziye neden olan akciğer ya da akciğer dışı hastalığa ait belirtilerin dışında göğsün yan kısmında hissedilen batıcı tarzda ağrı, toplanan sıvının miktarına bağlı olarak değişen şiddette nefes darlığı en sık rastlanılan belirtilerdir. Ağrı bazı hastalarda omuz veya karında hissedilebilir. Sıvının ilk toplanmaya başladığı dönemlerde hastalar derin nefes alma esnasında, hasta tarafta bir gıcırtı sesi hissedebilirler. Bu ses 2 plevra yaprağının birbirine sürtünmesiyle oluşur ki hastaların muayenesi sırasında hekim tarafından da duyulabilir.

Tedavi Nasıl Yapılır?
Plörezide sıvı birikimine neden olan hastalığa yönelik olarak cerrahi veya tıbbi tedavi uygulanır.

GÜNÜN SÖZÜ:''Ana Babasının Yüzüne Rahmetle Bakan Kişi(nin amel defterine) Muhakkak Makbul ve Mebrür Bir HAC Yazılır.''(Hadis-i Şerif)

Kaynak: Haber Kaynağı
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Trabzonun Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0462 230 01 22 GSM: 0532 163 00 75 | Faks : 0462 230 01 22 | Haber Yazılımı: CM Bilişim